17/9/2008 - SON EYLÜL...
son eylül... bu...son... ... ve ben gidiyorum artık... söylemiştim sana,son kez yazarım diye... bir vedayı çok görmem..korkma...
 ... giderken ardında kalmışlıklarımla, senden bana kalanları da dökerek önüne... gidiyorum... son eylül...bu son... ... son kez geliyorum sana... bir daha dönemem... sevdim seni bir defa... yagmurların, gözyaşı oldu yanaklarıma... yine sevemem... son eylül...bu son... ... artık susuyorum, susulası herşeye... sessiz, soluksuz, sensiz... gidiyorum... ... sana dokunmayacak yokluğum, say ki; bir yagmur damlası eksilecek hayatından, sadece... ben kadar... acıtmayacak gidişim... özlemeyeceksin... biliyorum... bir bahanesi de yok yani kalmanın... gitmek en iyisi... ... sahi, sen kimsin eylül? hiç bitmez misin,gitmez misin? öyle sararmış,dökülmüş yapraklar, yagmur ağlayan bulutlar... sen eylül... sen kimsin? ... her bitti dediğimde, rüzgarların vuruyor yüzüme... her unuttum dediğimde, adın düşüyor aklıma, içime çizikler atılıyor, ismin dudaklarımdan çıktığında... ... söyle eylül söyle... ben seni nasıl sevdim... hasretle nasıl bekledim... ... sen... kimsin... ... şimdi, müebbet bir sonbahar, dökülen yapraklarım, anılarım, seninle yaşamadığım... her şey önümde işte, tuttuğum ya da tutamadığım, bütün dilekler... sözler... yokluğunda saydığım ya da sayamadığım, bütün günler... ve papatya yaprakları, beni mutlu eden... ... küçük yürekler sonra... hatıra kalmış... sonsuza dek kitli bir başka kalpte saklanmış... ... bir de hatırda kalan, küçük bir ağaç... meyve vermeye mecali yokmuş... sararmış... ... artık bir önemi de yok verilmemiş meyvelerin, açmayan çiçeklerin... bir önemi yok bırakılmış... çocukların... bir anne şefkatiyle sarıldığım yapraklar yerlerde şimdi... basıp geçsen ne çıkar... yüreğime basıp geçsen... ne çıkar... ...
 ... bitti işte... bu kadar... ... yagmur hep yağacaktı... ama,papatyanın ömrü eylüle kadardı. ...
|